4 - Kadınlar

 
4:0 Rahman, Rahim, ALLAH’ın adıyla

 
4:1 Ey insanlar, sizi tek bir kişiden yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekleri ve kadınları üretip yayan Rabbinizden sakının. Kendisinden dileklerde bulunduğunuz ALLAH’a ve ailenize itibar gösterin. ALLAH sizi gözetlemektedir.

 
4:2 Öksüzlere mallarını verin. Temizi pisliğe değişmeyin ve onların mallarını kendi mallarınızla birleştirip yemeyin. Bu büyük bir haksızlıktır.

 
4:3 Eğer öksüzlere en iyi şekilde yardım etmek istiyorsanız, anneleriyle evlenin - iki, üç veya dört tane alabilirsiniz. Eğer adaletsiz olmaktan korkarsanız, sadece bir tanesine veya sahip olduğunuza razı olun. Böylece siz de maddi sıkıntıdan kaçınmış olursunuz.

 
4:4 Kadınlara mehirlerini uygun bir şekilde verin. Eğer size isteyerek bir şey bağışlarlarsa, onu kabul edin, o artık sizindir.

 
4:5 ALLAH’ın size koruyucular olarak emanet ettiği malları genç öksüzlere vermeyin. Bunlarla onları geçindirin, giydirin ve onlara içten davranın.

 
4:6 Öksüzleri, ergenlik çağına geldiklerinde deneyin. Onları yeterince olgun bulduğunuzda mallarını kendilerine verin. Onlar büyüyecekler diye, savurganlık ve aceleyle onları yemeyin. Zengin koruyucu herhangi bir ücret almasın fakat fakir koruyucu uygun bir şekilde alabilir. Kendilerine mallarını verirken, şahitler bulundurun. Hesap gören olarak ALLAH yeter.

 
4:7 Erkekler, ana-baba ile akrabaların bıraktıklarından bir hisse alır. Kadınlar da ana-baba ile akrabaların bıraktıklarından bir hisse alır. Az veya çok da olsa (kadınlara) kesin bir hisse vardır.

 
4:8 Mirasın dağıtımında, eğer akrabalar, öksüzler ve ihtiyacı olanlar ordalarsa, onlara da onlardan verin ve onlara içten davranın.

 
4:9 Eğer onları arkada bırakıp kendi çocuklarını düşünüyorlarsa, ALLAH’tan sakınsınlar ve eşit davransınlar.

 
4:10 Öksüzlerin mallarını haksız bir şekilde yiyenler, karınlarını ancak ateş ile doldurmuş olurlar. Onlar çılgın Ateşin içinde ızdırap çekeceklerdir.

 
4:11 ALLAH, çocuklarınızın yararı için vasiyeti şart kılar; Erkek kadından iki hisse daha fazla alır. Eğer mirasçılar iki kadından fazla ise, bırakılanın üçte ikisi onlarındır. Eğer tek bir kız ise yarısını alır. Ölenin çocuğu varsa, ana-babadan herbiri mirasın altıda birini alır. Eğer çocuğu yoksa, ana-baba tek varistir, anne üçte birini alır. Eğer kardeşleri varsa, o zaman annesi altıda birini alır. Bunlar, ölenin bıraktığı vasiyet ve borçların ödenmesinden sonradır. Ana babanızın ve çocuklarınızın yarar bakımından hangisinin size daha yakın olduğunu bilmezsiniz. Bu, ALLAH’ın kanunudur. ALLAH, Herşeyi Bilendir, En Bilgili olandır.

 
4:12 Eşlerinizin bıraktıklarının, eğer çocukları yoksa, yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bunlar, bırakılan vasiyet ve borçların ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuklarınız yoksa bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Bunlar, bırakılan vasiyet ve borçların ödenmesinden sonradır. Eğer ölen erkek veya kadın yalnız ve iki kardeşi varsa, kadın veya erkek herbiri vasiyetin altıda birini alır. Eğer daha fazla kardeş varsa, vasiyetin üçte birini eşit olarak paylaşırlar. Bunlar, bırakılan vasiyet ve borçların ödenmesinden sonradır, ki kimse zarar görmesin. Bu, ALLAH tarafından bir vasiyettir. ALLAH, Herşeyi Bilendir, Hoşgörülüdür.

 
4:13 Bunlar ALLAH’ın sınırlarıdır. ALLAH’a ve Elçisine uyanları, içlerinden ırmaklar akan bahçelere koyacaktır, orada sonsuza kadar kalırlar. Bu, en büyük başarıdır.

 
4:14 ALLAH’a ve Elçisine karşı geleni ve O’nun sınırlarını aşanı, içinde sonsuza kadar kalacağı Ateşe sokacaktır. Onun için utanç verici bir azap vardır.

 
4:15 Kadınlarınız arasında fahişelik yapanlara, aranızdan onlar için dört şahit getirmelisiniz. Eğer şahitlik yaparlarsa, onları ölene kadar veya ALLAH onlara bir çıkış verinceye kadar evlerinizde tutun.

 
4:16 Zina yapan bir çift cezalandırılmalı. Eğer tövbe eder, kendilerini düzeltirlerse, onları bırakın. ALLAH, Kurtarıcıdır, Merhametli olandır.

 
4:17 Cahillikle kötülük yapıp sonra hemen tövbe edenlerin tövbesini, ALLAH kabul eder. ALLAH onları kurtarır. ALLAH, Herşeyi Bilendir, En Bilgili olandır.

 
4:18 Ölüm kendisine gelene kadar kötülük işleyip sonra “Şimdi tövbe ediyorum.” diyenlerin tövbesi ile inkarcı olarak ölenlerinki kabul olunmaz. Böyleleri için acı bir azap hazırlamışızdır.

 
4:19 Ey inananlar, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız doğru değildir. Belgelenmiş bir fahişelikleri olmadıkça, onlara verdiklerinizden herhangi bir şeyi almak için onları zorlamayın. Onlara güzel davranın. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, hoşlanmadığınız bir şeyde, ALLAH bir iyilik vermiş olabilir.

 
4:20 Şimdiki eşinizin yerine başka bir eş ile beraber olmak isterseniz, kendisine bol bol vermiş olsanız bile ondan hiçbir şeyi geri almayın. Onu herkesin gözü önünde hileyle ve suç işleyerek mi alacaksınız?

 
4:21 Birbirinizle içli dışlı olmuşken, onu nasıl geri alabilirsiniz ki, ayrıca onlar sizden sağlam bir söz almışlardı.

 
4:22 Önceden babalarınızla beraber olmuş kadınlarla beraber olmayın, şu anki beraberlikleri de bozmayın. Çünkü bu büyük bir iğrençlik, çirkin bir davranış ve kötü bir yoldur.

 
4:23 Sizlere (beraber olmak için) anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, babalarınızın kız kardeşleri, annelerinizin kız kardeşleri, erkek kardeşinizin kızları, kız kardeşinizin kızları, bakıcılarınız, sizin gibi aynı kadından bakılmış kızlar, kadınlarınızın anneleri, ilişkiye girmiş olduğunuz kadınların kızları - ancak anneleriyle beraber olmadan kızlarıyla beraber olabilirsiniz - yasaklanmıştır. Sizlere oğullarınızın beraber olduğu kadınlar da yasaklanmıştır. Ayrıca, iki kız kardeş ile aynı anda beraber olamazsınız - fakat şu anki beraberlikleri bozmayın. ALLAH, Bağışlayandır, Merhametli olandır.

 
4:24 Başkasıyla beraber olan kadınlar da yasaklanmıştır, ancak sizinle savaşta olan inkarcı kocalarını terketmiş olanlar başka. Bunlar, ALLAH’ın size olan emirleridir. Bunun dışındakilerle, kendilerine mehirlerini ödediğiniz sürece beraber olmanıza izin verilmiştir. Zina yapmadan ahlakınızı koruyun. Artık kimden yararlanmışsanız, onlara kararlaştırılan mehiri ödeyin. Mehir konusunda, karşılıklı anlaştığınız konularda size bir sakınca yoktur. ALLAH, Herşeyi Bilendir, En Bilgili olandır.

 
4:25 İçinizden inanan serbest kadınlarla beraber olmaya gücü yetmeyenler, inanan esir kadınlarla beraber olabilirler. ALLAH sizin inancınızı daha iyi bilir ve siz hepiniz birbirinize eşitsiniz. Onlarla beraber olmadan önce sahiplerinden izin alın ve onlara mehirlerini uygun bir şekilde verin. Onlar da zina yapmayarak, gizli dost tutmayarak, ahlaklarını korusunlar. Eğer beraber olduklarında fahişelik yaparlarsa, onların cezası serbest kadınlara olanın yarısı olacaktır. Bir esir ile beraber olmak, bekleyemeyenler için son çare olmalıdır. Sabırlı olmak sizin için daha iyidir. ALLAH, Bağışlayandır, En Merhametli olandır.

 
4:26 ALLAH, bunları size açıklamak ve sizi geçmiştekilerin örneklerine iletmek ve sizi kurtarmak ister. ALLAH, Herşeyi Bilendir, En Bilgili olandır.

 
4:27 Kendi heveslerine uyanlar, sizi büyük bir saptırışla saptırmak isterken, ALLAH sizi kurtarmak ister.

 
4:28 İnsan zayıf yaratılmış olduğundan, ALLAH (yükünüzü) sizden hafifletmek ister.

 
4:29 Ey inananlar, birbirinizin malını haksız bir şekilde yemeyin, ancak karşılıklı anlaşmalı ticaret bunun dışındadır. Kendinizi öldürmeyin. ALLAH, size karşı Merhametli olandır.

 
4:30 Kim bunları haince ve bilerek aşarsa, onu Ateşe atacağız. Bu, ALLAH için çok kolaydır.

 
4:31 Size yasaklanan büyük suçlardan uzak durursanız, kötülüklerinizi örteceğiz ve sizi şerefli bir kabul ile içeriye sokacağız.

 
4:32 ALLAH’ın birbirinize verdiği üstünlüklere imrenmeyin. Erkekler belli üstünlüklere sahiptir ve kadınlar da belli üstünlüklere sahiptir. ALLAH’tan O’nun lütfunu isteyin. ALLAH, herşeyi bilir.

 
4:33 Ana-babanın ve akrabanın bıraktıkları mirastan herbirinize hisse verdik. Sizinle beraber yaşayanlara da, kendi hisselerini verin. ALLAH, herşeye şahittir.

 
4:34 Erkekler kadınlardan sorumludur ve ALLAH onlara belli üstünlükler vermiş ve onları kazanç sağlayanlar yapmıştır. İyi kadınlar bu düzenlemeyi ALLAH’ın emri olduğundan seve seve kabul ederler ve onlara bulunmadıkları zamanda saygı gösterirler. Kadınların isyan etmeleri durumunda, önce onlarla konuşun, olmazsa onları yatakta yalnız bırakın, o da olmazsa artık onları bırakın. Eğer size uyarlarsa, onlara karşı aşırıya gitmeyin. ALLAH, En Yüksektedir, En Muhteşem olandır.

 
4:35 Eğer bir çift ayrılmaktan korkarsa, erkeğin ailesinden bir tarafsız ile kadının ailesinden bir tarafsızı gösterin. Eğer bunlar aralarını bulup uzlaştırmak isterlerse, ALLAH onların birleşmesine yardım edecektir. ALLAH, Herşeyi Bilendir, Herşeyden Haberdardır.

 
4:36 Sadece ALLAH’a kulluk edin. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabalarınıza, öksüzlere, fakire, yakın komşunuza, uzak komşunuza, yakın arkadaşlarınıza, yolda kalmışa ve işçilerinize itibar gösterin. ALLAH, gösteriş yapan kibirliyi sevmez.

 
4:37 Cimri olanlar, insanları cimriliğe teşvik ederler ve ALLAH’ın lütfundan kendilerine verdiğini saklarlar. Biz, inkar edenlere utanç verici bir azap hazırlamışızdır.

 
4:38 Onlar mallarını insanlara gösteriş olsun diye harcarlar, ALLAH’a ve Son güne inanmazlar. Kimin arkadaşı Şeytan ise, o en kötü arkadaştır.

 
4:39 Neden ALLAH’a ve Son güne inanmazlar ve ALLAH’ın kendilerine verdiği gelirden vermezler? ALLAH, onları tamamiyle bilir.

 
4:40 ALLAH, atom ağırlığınca haksızlık etmez. O, iyiliğin karşılığını kat kat çoğaltır ve Tarafından büyük bir mükafat verir.

 
4:41 Zaman gelecek, her topluluktan bir şahit getireceğiz ve sen (Elçi) onların üzerine bir şahit olarak bulunacaksın.

 
4:42 O gün, inkar edenler ve Elçiye karşı gelenler, yerle aynı seviyede olmak isteyecekler. ALLAH’tan hiçbir söz gizleyemezler.

 
4:43 Ey inananlar, uyuşmuş haldeyken ne söylediğinizi bilinceye kadar ve seks yaptıktan sonra, yolculukta olmanız hariç, yıkamadan namazı gözetmeyin. Eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da büyük dışkıya çıkmışsanız veya kadınlarla ilişkiye girmişseniz ve su bulamazsanız, temiz kuru toprağa dokunup yüzünüze ve ellerinize sürerek Teyemmüm edin. ALLAH, Affedendir, Bağışlayandır.

 
4:44 Kitaptan bir pay almış olanları görmez misin, nasıl da yoldan sapmışlar ve sizi de yoldan saptırmak istiyorlar?

 
4:45 ALLAH, sizin düşmanlarınızı daha iyi bilir. Tek Dost olarak ALLAH yeter ve tek Yardımcı olarak da ALLAH yeter.

 
4:46 Kimi Yahudiler, kelimeleri tahrif ettiler ve din ile alay etmek için dillerini eğip bükerler de, “İşittik fakat karşı geliyoruz.” ve “Sözlerinizi sağırlar işitir.” ve “Bize bak.” derler. Aslında, “İşittik ve itaat ettik.” ve “Sizi işitiyoruz." ve “Bizi gözet.” demiş olsalardı, kendileri için daha iyi ve daha doğru olurdu. Fakat ALLAH, onları inkarları yüzünden lanetlemiştir. Sonuçta, onların çoğu inanmaz.

 
4:47 Ey kendilerine kitap verilenler, Biz birtakım yüzleri sürgüne göndermeden veya Sebt gününe saygı göstermeyenleri lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden önce, elinizdekini tasdikleyici olarak indirdiğimize inanın. ALLAH’ın emri yerine gelir.

 
4:48 ALLAH, Kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz, fakat bunun dışında kalanı, dilediği için bağışlar. Kim ALLAH’a ortak koşarsa, korkunç bir suç ile iftira etmiş olur.

 
4:49 Kendilerini temize çıkaranları bilmez misin? Asıl ALLAH dilediğini temize çıkarır ve onlar en ufak bir haksızlığa uğratılmazlar.

 
4:50 Bak nasıl da ALLAH’a karşı yalan uydurup iftira ediyorlar. Bu, açık bir suç olarak yeter.

 
4:51 Kitaptan bir pay almış olanları görmez misin, nasıl da putperestliğe ve sahte öğretilere inanıyorlar? Sonra da, "İnkar edenler, inananlardan daha doğru bir yoldadır!” derler.

 
4:52 ALLAH’ın lanetine uğrayanlar işte bunlardır. ALLAH kimi lanetlerse, ona hiçbir yardımcı bulamazsın.

 
4:53 Yoksa onların Hükümdarlıktan bir hisseleri mi var? Eğer öyle olsaydı, insanlara bir çekirdek bile vermezlerdi.

 
4:54 Yoksa ALLAH’ın insanlara Kendi lütfundan vermesini mi kıskanıyorlar? Biz İbrahim’in ailesine kitap ve ilim kaynağı verdik; onlara büyük bir yetki verdik.

 
4:55 Onlardan kimi ona inandı, kimi ondan uzaklaştı. Böylelerine, çılgın Ateş olarak Cehennem yeter.

 
4:56 Ayetlerimizi inkar edenleri, elbette Ateşe sokacağız. Ne zaman derileri kavrulsa, onlara yeni deriler vereceğiz ki azabı devamlı tatsınlar. ALLAH, Güçlüdür, En Bilgili olandır.

 
4:57 İnanan ve doğru yolda olanları, içlerinden ırmaklar akan bahçelere sokacağız. Onlar orada sonsuza kadar kalacaklar. Orada onların temiz eşleri olacaktır. Onları neşe dolu gölgeliklere yerleştireceğiz.

 
4:58 ALLAH size, emanetleri sahiplerine geri vermenizi ve insanlar arasında karar verirken tarafsız bir şekilde karar vermenizi emreder. ALLAH size en güzelini tavsiye ediyor. ALLAH, İşitendir, Görendir.

 
4:59 Ey inananlar, ALLAH’a itaat edin ve Elçiye uyun ve kendi içinizden yöneticilere de. Eğer herhangi bir şeyde tartışırsanız, onu ALLAH’a ve Elçiye bırakın, tabii eğer ALLAH’a ve Son güne inanıyorsanız. Bu, daha iyi ve sonuç bakımından daha güzeldir.

 
4:60 Sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını öne sürenleri bilmez misin? Sonra da putlarının haksız kanunlarını desteklerler; oysa onlar bunları reddetmekle emrolunmuşlardı. Gerçekten Şeytan, onları derin bir sapıklığa batırmak ister.

 
4:61 Onlara, "ALLAH’ın indirdiğine ve Elçiye gelin.” denildiği zaman, ikiyüzlülerin senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.

 
4:62 Kendi yaptıkları yüzünden başlarına bir bela gelirse, halleri nasıl olacak? Sonra sana gelecekler ve "Niyetimiz iyilik etmek ve doğru olmak idi.” diye ALLAH’a yemin edecekler.

 
4:63 ALLAH onların akıllarından ne geçirdiklerini bilir. Sen onlara aldırış etme, onları aydınlat ve kendilerine tesir edecek etkileyici öğütler ver.

 
4:64 Biz her Elçiyi, ALLAH’ın izniyle kendisine uyulması için gönderdik. Kendilerine yazık ettiklerinde sana gelmiş olsalar ve ALLAH’tan bağışlanma dilemiş olsalardı, Elçi de onların bağışlanmasını dileseydi, ALLAH’ın Kurtarıcı, Merhametli olduğunu görürlerdi.

 
4:65 Rabbin için, hayır böyle değil! Tartışmalarına karar vermek için sana gelmedikçe sonra da verdiğin karara karşı içlerinde tereddüt duydukça inananlar değillerdir. Onlar, tam bir teslimiyetle teslim olmalıdırlar.

 
4:66 Eğer onlara, “Kendinizi feda edin.” veya “Evlerinizi bırakın.” diye şart kılsaydık, onlardan pek azı dışında bunu yapmazlardı. Yapmaları gerekeni yapmış olsalardı, kendileri için daha iyi olurdu ve sağlamlıklarını ıspatlamış olurlardı;

 
4:67 Biz de onlara Tarafımızdan büyük bir mükafat verirdik,

 
4:68 ve onları doğru olan yola iletirdik.

 
4:69 ALLAH’a ve Elçiye uyanlar, ALLAH’ın kendilerine nimet verdiği Peygamberlerle, iyi ve doğru kimselerle, şehitlerle ve iyi davrananlarla beraberdirler. Bunlar, en yakın arkadaşlardır.

 
4:70 Bu, ALLAH’tan bir lütufdur. ALLAH, Bilen olarak yeter.

 
4:71 Ey inananlar, tedbirli olun, tek tek seferber olun ya da toplu halde seferber olun.

 
4:72 İçinizde kasıtlı ağır olanlar var. Size bir bela gelirse, derler ki, "ALLAH bana nimet verdi de onlarla birlikte şehit olmadım.”

 
4:73 ALLAH’tan bir lütufa erişirseniz, kendileriyle sizin aranızda sanki hiçbir arkadaşlık durumu olmamış gibi derler ki, “Keşke onlarla birlikte olsaydım da, ben de bu büyük başarıya erişebilseydim.”

 
4:74 ALLAH yolunda savaşanlar, dünya hayatı yerine Ahireti tercih edenlerdir. Kim ALLAH yolunda savaşırken öldürülür veya başarılı olursa, ona büyük bir mükafat vereceğiz.

 
4:75 Zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar, “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu topluluktan çıkar, Sen Dostumuz ol, Yardımcımız ol.” derlerken, siz neden ALLAH yolunda savaşmazsınız?

 
4:76 İnananlar, ALLAH yolunda savaşırlarken, inkar edenler de putlaştırdıklarının yolunda savaşırlar. Artık, Şeytan’ın dostlarıyla savaşın. Şeytan’ın gücü bir hiçtir.

 
4:77 Kendilerine, “(Savaşmanız) Şart değil. Namazı gözetin ve zekatı verin, yeter!” denildiğini bilmez misin? Onlara savaş şart kılındığında, onlardan bir grup, insanlardan ALLAH’tan korktukları gibi hatta daha fazla bir korkuyla korkarlar. Dediler ki, "Rabbimiz, neden bizi savaşa zorluyorsun? Bir süre erteleyemez miydin?”. De ki, “Dünyanın maddi değerleri bir hiçtir, sakınanlar için Ahiret çok daha iyidir ve siz en ufak bir haksızlığa uğratılmayacaksınız.”

 
4:78 Nerede olursanız olun, yüksek sağlam şatolarda bile bulunsanız, ölüm sizi yakalayacaktır. Onlara bir iyilik dokunsa, "Bu ALLAH’tandır.” derler. Bir kötülük dokunduğunda ise, “Bu senin yüzündendir.” derler. De ki, “Herşey ALLAH’tandır.” Fakat neden bu toplum, hemen hemen her sözü yanlış anlamaktadır?

 
4:79 Sana gelen iyilik ALLAH’tandır ve sana gelen kötülük ise kendindendir. Biz seni insanlara bir Elçi olarak gönderdik ve ALLAH şahit olarak yeter.

 
4:80 Kim Elçiye uyarsa, ALLAH’a itaat etmiş olur. Yüz çevirenler için ise, Biz seni onların üzerine gözetleyici olarak göndermedik.

 
4:81 Önce “Kabul.” derler sonra senin yanından çıkınca, içlerinden bazıları kendi söylediklerinin tersi niyet beslerler. ALLAH, onların gerçek niyetlerini kaydeder. Sen onları boşver ve ALLAH’a güven. Koruyucu olarak ALLAH yeter.

 
4:82 Neden Kuran’ı dikkatlice incelemiyorlar? Eğer o, ALLAH’tan başkası tarafından olsaydı, onda birçok çelişki bulurlardı.

 
4:83 Kendilerinin güvenliklerini etkileyecek bir söylenti gelirse, onu hemen yayarlar. Oysa ki onu Elçiye ve kendi içlerinden yöneticilere iletselerdi, bu konuları anlayanlar onu bilirlerdi. Eğer ALLAH’ın lütfu ve rahmeti üzerinize olmasaydı, bir kaçınız dışında Şeytan’a uymuş olacaktınız.

 
4:84 ALLAH yolunda savaşın, sen ancak kendinden sorumlusun ve inananları da buna teşvik et. ALLAH, inkar edenlerin gücünü etkisiz hale getirecektir. ALLAH, daha kuvvetli ve daha etkilidir.

 
4:85 Kim iyi bir işe aracı olursa, kendisine ondan bir hisse vardır ve kim kötü bir işe aracı olursa, kendisine ondan da bir hisse olacaktır. ALLAH, herşeyi denetleyip kontrol eder.

 
4:86 Bir selam ile selamlanırsanız, daha güzel bir selam ile veya aynısıyla karşılık verin. ALLAH, herşeyin hesabını yapandır.

 
4:87 ALLAH; O’ndan başka tanrı yoktur. Kesinlikle, o şüphe edilmeyen Diriliş gününde, sizleri biraraya toplayacaktır. Kimin sözleri ALLAH’ınkinden daha doğrudur?

 
4:88 Neden ikiyüzlüler hakkında, aranızda iki gruba ayrılıyorsunuz? ALLAH onları davranışlarından dolayı yerin dibine geçirmiştir, ALLAH’ın saptırdığını doğruya iletmek mi istiyorsunuz? ALLAH kimi saptırırsa, ona kesin olarak bir yol bulamazsınız.

 
4:89 Kendileri inkar ettiği gibi sizin de inkar etmenizi isterler ki onlarla eşit olun. ALLAH yolunda sizinle sefere çıkmadıkça, onlardan dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse, (savaşta) onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan dost ve yardımcı edinmeyin.

 
4:90 Ancak sizinle kendileri arasında anlaşma olan bir topluluğa sığınanlar veya sizinle ya da kendi topluluğuyla savaşmak istemeyip size gelenler bunun dışındadır. ALLAH isteseydi, onları üzerinize yollardı da sizinle savaşırlardı. Eğer size bulaşmazlar, sizinle savaşmaktan uzak dururlar ve size barış teklif ederlerse, o zaman ALLAH, onlara saldırmanıza sebebiyet vermez.

 
4:91 Diğerlerini de sizden ve kendi toplumlarından güvende olmak istediklerini göreceksiniz. Fakat ne zaman tahrik edilseler, hemen harekete geçerler. Eğer size bulaşırlar, sizinle barış içinde olmak istemezler ve sizinle uğraşmaya devam ederlerse, onları yakaladığınız yerde öldürün. İşte böylelerine karşı, size açık bir yetki veriyoruz.

 
4:92 İnanan biri diğer inanan birini öldürmesin, istemeyerek olursa o başka. Eğer biri, bir inananı istemeyerek öldürürse, inanan bir esiri serbest bırakarak bunu telafi etsin ve öldürülenin ailesine bir bedel ödesin, ancak onlar bu bedeli bir yardım olarak bağışlarlarsa o başka. Eğer öldürülen, inanan biri ve size düşman olan topluluktan ise, inanan bir esiri serbest bırakması gerekir. Eğer barış içinde olduğunuz topluluktan ise, inanan bir esiri serbest bırakması ve ailesine bir bedel ödemesi gerekmektedir. Bu imkanlara sahip olmayan, ALLAH tarafından kurtarılması için arka arkaya iki ay oruç tutması gerekir. ALLAH, Herşeyi Bilendir, En Bilgili olandır.

 
4:93 Kim inanan birini bilerek öldürür ise, cezası sonsuza kadar kalacağı Cehennemdir. ALLAH ona kızgındır ve onu lanetlemiştir, ona büyük bir azap hazırlamıştır.

 
4:94 Ey inananlar, ALLAH yolunda darbeyi vuracağınız zaman, kesinlikle emin olun. Size barış teklif edene, dünya hayatının menfaatlerini gözeterek, “Sen inanan değilsin.” demeyin. ALLAH, sonsuz ganimetlere sahiptir. Sizin de önceleri onlar gibi olduğunuzu unutmayın ve ALLAH size lütfetti. Onun için, kesinlikle emin olun. ALLAH, yaptıklarınızdan Haberdar olandır.

 
4:95 İnananlardan, özürsüz olarak oturanlar ile malları ve canları ile ALLAH yolunda çalışanlar bir değildir. ALLAH, malları ve canları ile çalışanları oturanlara göre derece olarak yükseltmiştir. ALLAH, hepsine kurtuluşu vadetmiştir ancak ALLAH çalışanları oturanlara göre büyük bir mükafatla üstün kılmıştır.

 
4:96 Dereceler, bağışlanma ve rahmet O’ndan gelir. ALLAH, Bağışlayandır, Merhametli olandır.

 
4:97 Melekler, kendilerine yazık edenlerin hayatına son verirken, "Ne oldu size?" diyecekler. Onlar da, "Biz, yeryüzünde ezildik." diyecekler. Onlar ise, “Başka yere gitmek için ALLAH’ın yeryüzüsü geniş değil miydi?” diyecekler. Böylesinin varacağı yer Cehennemdir, o ne kötü bir yerdir.

 
4:98 Ancak o gücü sağlayamayan ve bir çıkış yolu bulamayan zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar, bunun dışındadır.

 
4:99 Bunlar, ALLAH tarafından affedilebilir. ALLAH, Affedendir, Bağışlayandır.

 
4:100 ALLAH yolunda hicret eden kimse, yeryüzünde büyük imkanlar ve zenginlik bulacaktır. Kim evini bırakıp, ALLAH ve Elçisi için hicrete çıkar da onu ölüm yakalarsa, onun mükafatını vermek ALLAH’a düşer. ALLAH, Bağışlayandır, Merhametli olandır.

 
4:101 (Savaşta) Yeryüzünde sefere çıktığınızda, eğer inkar edenlerin size saldırmasından korkarsanız, namazlarınızı kısaltmanızda bir sakınca yoktur. Gerçekten, inkar edenler sizin apaçık düşmanlarınızdır.

 
4:102 İçlerinde bulunup namaza önderlik yaptığında, bir kısmı sizi korusun; Silahlarını alsınlar ve siz secde ederken arkanızda dursunlar. Sonra kılmayan diğer grup gelip seninle beraber kılsınlar, diğerleri de silahlarını alıp sizi korusunlar. İnkar edenler size ansızın bir saldırıda bulunmak için silahlarınızı ve cephanenizi ihmal ettiğinizi görmek isterler. Yağmur sizi engelliyor ise veya yaralıysanız, silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur fakat yine de tedbirli olun. ALLAH, inkar edenlere utanç verici bir azap hazırlamıştır.

 
4:103 Namazı tamamlayınca, ayaktayken, otururken veya yatmış durumdayken ALLAH’ı anın. Savaş bittiğinde, namazı gözetin. Namaz, inananlara belli vakitlerde şart kılınmıştır.

 
4:104 Düşman toplumu izlerken gevşemeyin. Eğer sıkıntı çekiyorsanız, onlar da sizin sıkıntı çektiğiniz gibi sıkıntı çekiyorlardır. Fakat onların asla beklemediklerini, siz ALLAH’tan bekliyorsunuz. ALLAH, Herşeyi Bilendir, En Bilgili olandır.

 
4:105 Biz, ALLAH’ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmetmen için sana kitabı gerçek olarak indirdik. İhanet edenlere arka çıkma.

 
4:106 ALLAH’tan bağışlanma dile. ALLAH gerçekten, Bağışlayandır, Merhametli olandır.

 
4:107 Kendilerine ihanet edenlerin tarafını savunmayın. ALLAH, ihanet eden suçluyu sevmez.

 
4:108 Onlar insanlardan gizlerler fakat ALLAH’tan gizleyemezler. O’nun hoşlanmadığı fikirleri kurarlarken, onlarla beraberdir. ALLAH, yaptıklarını çepeçevre sarmıştır.

 
4:109 İşte siz nedense dünya hayatında, onların tarafını savunuyorsunuz. Peki, Diriliş günü onların tarafını ALLAH’a karşı kim savunacak? Onların koruyucusu kim olacak?

 
4:110 Kim kötülük işler veya kendine yazık eder de sonra ALLAH’tan bağışlanma dilerse, ALLAH’ın Bağışlayan, Merhametli olduğunu görecektir.

 
4:111 Kim bir suç işlerse, bunu kendi zararına işlemiş olur. ALLAH, Herşeyi Bilendir, En Bilgili olandır.

 
4:112 Kim bir suç ve hata işler de bunu bir masumun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş ve büyük bir suç işlemiş olur.

 
4:113 Eğer sana ALLAH’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan birtakımı seni saptıracaktı. Onlar sadece kendi kişiliklerini saptırırlar ve sana hiçbir şekilde zarar veremezler. ALLAH sana kitabı ve ilim kaynağını indirdi ve sana bilmediğini öğretti. ALLAH’ın sana olan lütfu çok büyüktür.

 
4:114 Yardım etmeyi, iyi işler yapmayı veya insanlar arasında barışı emredenler dışında, onların özel toplantılarında hiçbir iyilik yoktur. Kim bunu ALLAH rızası için yaparsa, ona büyük bir mükafat vereceğiz.

 
4:115 Kendisine doğru yol belirtildikten sonra Elçiye karşı geleni ve inananların yolundan başkasını izleyeni, seçtikleri yola sürükleyeceğiz ve onu Cehenneme sokacağız, o ne kötü bir yerdir.

 
4:116 ALLAH, Kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz ve bunun dışında kalanları ise, dilediği için bağışlar. ALLAH’a ortak koşan, derin bir sapıklıkla sapmıştır.

 
4:117 O’nun yanında dişilere bile kulluk ederler, aslında onlar sadece isyankar Şeytan’a kulluk ediyorlar.

 
4:118 ALLAH onu lanetlemiştir, o demişti ki, “Kesinlikle Senin kullarının belli bir kesmini toplayacağım.”

 
4:119 “Onları saptıracağım, onları kandıracağım, onlara hayvanların kulaklarını işaretlemelerini emredeceğim (ki o etleri yemelerini yasaklayacağım) ve onlara ALLAH’ın yarattığını bozmalarını emredeceğim.” Kim ALLAH’ın yerine Şeytan’ı dost edinirse, o kesin bir kayıba uğramış olur.

 
4:120 Onlara vaadlerde bulunur, onları kandırır. Oysa Şeytan’ın vadettikleri aldatmacadan başka bir şey değildir.

 
4:121 Bunların gidecekleri son yer Cehennemdir ve ondan kaçacak bir yer bulamayacaklar.

 
4:122 İnanan ve doğru yolda olanları, içlerinden ırmaklar akan bahçelere koyacağız, orada sonsuza kadar kalacaklar. ALLAH’ın vaadi gerçektir. ALLAH’tan daha doğru sözlü kimdir?

 
4:123 Bu, ne sizin isteklerinize göre, ne de kitap verilenlerin isteklerine göredir. Kim kötülük işlerse, onu ödeyecektir ve ALLAH’tan başka bir dost ve bir yardımcı bulamayacaktır.

 
4:124 Erkek veya kadın, inanmış olarak kim doğru yolda giderse, bunlar Cennete girerler ve en ufak bir haksızlığa uğratılmazlar.

 
4:125 Güzel davranarak tamamen ALLAH’a teslim olandan, İbrahim’in Tek Tanrılı dinini izleyenden, dininde daha doğruya iletilen kimdir? ALLAH, İbrahim’i sevilen bir arkadaş olarak seçmiştir.

 
4:126 Göklerde ve yerde olanların hepsi ALLAH’ındır. ALLAH, herşeyi çepeçevre sarmıştır.

 
4:127 Kadınlar hakkında sana danışırlar. De ki, “Size kitapta okunmakta olduğu gibi onlar hakkında ALLAH sizi aydınlatır. Beraber olmak istediğinizde kendilerine mehirlerini vermediğiniz öksüz kızların haklarını geri verin. Onları kullanmayın. Öksüz oğlanların hakları da korunmalıdır. Öksüzlere uygun biçimde davranın. Ne iyilik yaparsanız, ALLAH onu bilir."

 
4:128 Eğer bir kadın kocasından baskı veya terk edilmeyi hissederse, ikisi de aralarını bulup uzlaşmaya çalışsınlar, uzlaşmak onlar için daha iyidir. Egoizm, kişinin bir özelliğidir. Eğer güzel geçinir ve sakınırsanız, ALLAH, yaptıklarınızdan Haberdar olandır.

 
4:129 Bir kadından fazlasıyla uğraşmakta asla eşit olamazsınız, kendinizi ne kadar zorlasanız da farketmez. Onun için, çok eğilim gösterip de birini askıda bırakmayın. Eğer bu durumu düzeltirseniz ve sakınırsanız, ALLAH, Bağışlayandır, Merhametli olandır.

 
4:130 Eğer çift ayrılmaya karar verirse, ALLAH geniş imkanlarından onların herbirine sağlayacaktır. ALLAH, Cömerttir, En Bilgili olandır.

 
4:131 Göklerde ve yerde olan herşey ALLAH’ındır. Şüphesiz Biz, sizden önce kitap verilenlere ve size ‘ALLAH'tan sakının.’ diye emrettik. İnkar etseniz de, göklerde ve yerde olanlar ALLAH’ındır. ALLAH, Hiçbir şeye İhtiyacı olmayandır, Övülmeye layıktır.

 
4:132 Göklerde ve yerde olanlar ALLAH’ındır. Koruyucu olarak ALLAH yeter.

 
4:133 Eğer dilerse; Ey insanlar, sizi yok eder ve yerinize diğerlerini getirir. ALLAH, bunu yapabilecek güçtedir.

 
4:134 Kim dünyanın maddi çıkarlarını isterse, ALLAH, hem bu dünyadaki maddi değerlere hem de Ahirettekine sahiptir. ALLAH, İşitendir, Görendir.

 
4:135 Ey inananlar, kendinize veya ana-babanıza ya da yakınlarınıza karşı bile olsa şahitliği doğru yapın ve ALLAH’ı gözetin. İster zengin ister fakir olsun, ALLAH ikisini de dikkate alır. Öyleyse, kişisel hevesleriniz yüzünden meyletmeyin. Eğer umursamazsanız veya yüz çevirirseniz, ALLAH, yaptıklarınızdan Haberdar olandır.

 
4:136 Ey inananlar, ALLAH’a, Elçisine ve Elçisine indirdiği kitaba ve ondan önce indirdiği kitaba inanın. Kim ALLAH’ı, Meleklerini, Kitaplarını, Elçilerini ve Son günü inkar ederse, gerçekten derin bir sapıklıkla sapmıştır.

 
4:137 Şu bir gerçek ki, önce inanırlar sonra inkar ederler sonra inanırlar sonra inkar ederler, sonra da inkara iyice batarlar. ALLAH böylelerini ne bağışlayacaktır, ne de onları doğru yola iletecektir.

 
4:138 İkiyüzlülere müjdele, onlar için acı bir azap vardır.

 
4:139 Onlar inananları bırakıp inkar edenleri kendilerine dost edinmişlerdir. Onlar şerefi onlarda mı arıyorlar? Bütün şeref ancak ALLAH’ındır.

 
4:140 Size kitapta şunu bildirmiştir; Eğer ALLAH’ın ayetlerinin inkar edildiğini ve alaya alındığını işitirseniz, onlar başka bir konuya geçmedikçe onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz. ALLAH, ikiyüzlülerin ve inkar edenlerin hepsini Cehennemde toplayacaktır.

 
4:141 Onlar sizi gözetleyip bekliyorlar. Eğer ALLAH’tan bir zafere erişirseniz, “Sizinle beraber değil miydik?” derler. Fakat eğer inkar edenlere bir pay düşerse, “Sizinle aynı tarafta değil miydik ve sizi inananlardan korumadık mı?” derler. ALLAH, Diriliş günü aranızda hüküm verecektir. ALLAH, inkar edenlere inananların aleyhinde asla bir imkan vermeyecektir.

 
4:142 İkiyüzlüler ALLAH’ı aldattıklarını sanırlar, aslında O onları aldatmaktadır. Onlar namaza kalktıkları zaman isteksizce kalkarlar. Onlar sadece insanların önünde gösteriş yaparlar ve ALLAH’ı çok az anarlar.

 
4:143 Ne onlardandırlar, ne de bunlardan, ikisi arasında bocalayıp dururlar. ALLAH kimi saptırırsa, artık ona bir yol bulamazsın.

 
4:144 Ey inananlar, inananların yerine inkar edenleri dost edinmeyin. ALLAH’a kendi aleyhinizde açıkça kesin bir delil mi vermek istiyorsunuz?

 
4:145 Gerçekten ikiyüzlüler, Ateşin en aşağı katındadırlar ve onlara yardım edecek kimseyi bulamazsın.

 
4:146 Ancak tövbe edenler, kendini düzeltenler, ALLAH’a sıkıca sarılanlar ve dinlerini sadece ALLAH’a has kılanlar, inananlarla beraber olacaklardır. ALLAH, inananlara büyük bir mükafat verecektir.

 
4:147 Eğer siz şükreder ve inanırsanız, ALLAH’ın sizi cezalandırmasından ne kazancı olacak ki? ALLAH, Teşekkür edendir, Herşeyi Bilendir.

 
4:148 Büyük bir haksızlığa maruz kalan dışında, ALLAH kötü sözün söylenmesini sevmez. ALLAH, İşitendir, Herşeyi Bilendir.

 
4:149 Açık veya gizli iyilikler yaparsanız veya bir kötülüğü affederseniz, ALLAH, Affedendir, Herşeye Gücü yetendir.

 
4:150 ALLAH’ı ve Elçilerini inkar edenler, ALLAH ile Elçilerinin arasını açmak isterler ve “Bir kısmına inanırız, bir kısmını kabul etmeyiz.” diyerek, ikisi arasında bir yol izlemek isterler;

 
4:151 işte bunlar, gerçekten inkar edenlerdir. Biz, inkar edenlere utanç verici bir azap hazırlamışızdır.

 
4:152 ALLAH’a ve Elçilerine inananlar ve onlardan hiçbiri arasında ayırım yapmayanlara gelince, işte onlara mükafatlarını verecektir. ALLAH, Bağışlayandır, Merhametli olandır.

 
4:153 Kitap verilenler, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Musa’dan bundan daha fazlasını istemişlerdi de, "Bize ALLAH’ı açıkça göster.” demişlerdi. Böylece, küstahlıkları sonucu kendilerini yıldırım çarptı. Bunun arkasından, görmüş oldukları açık delillerden sonra buzağıya bağlanmışlardı. Yine de onları affettik. Musa’ya ıspatlayıcı kesin deliller vermiştik.

 
4:154 Kesin söz vermeleri için Sina dağını üzerlerine kaldırdık. Onlara, “Alçak gönüllülükle kapıdan girin.” dedik. Onlara, “Cumartesi gününe saygı gösterin.” dedik. Gerçekten onlardan sağlam bir söz aldık.

 
4:155 Sözlerini bozduklarından, ALLAH’ın ayetlerini inkar ettiklerinden, haksız yere Peygamberleri öldürmelerinden ve “Aklımız kapalıdır!” demelerinden dolayı (lanete uğradılar). Aslında, ALLAH onları inkarlarından dolayı mühürlemişti; pek azı dışında, inanamazlar.

 
4:156 Ve Meryem hakkında inkarda bulunmalarından ve büyük bir yalan uydurmalarından dolayı (lanetlendiler).

 
4:157 Ve ALLAH’ın Elçisi Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdüklerini iddia ettiklerinden. Aslında onu öldüremediler, onu çarmıha da geremediler, onlar öyle yaptıklarını zannettiler. Bu durumu tartışanlar, bu konuda tamamen şüphe içindedirler. Onların buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece tahmin ederler. Onu kesinlikle öldürmediler.

 
4:158 Hayır! ALLAH onu Kendisine yükseltti. ALLAH, Güçlüdür, En Bilgili olandır.

 
4:159 Kitap verilenlerden herbiri, kendi ölümünden önce ona inanması gerekiyordu. O da Diriliş gününde, onların aleyhine şahit olacaktır.

 
4:160 Yahudilerin yaptıkları haksızlıklardan ve birçoklarını ALLAH’ın yolundan uzaklaştırdıklarından dolayı, kendilerine serbest olan güzellikleri onlara yasakladık.

 
4:161 Ve menedildikleri halde faiz almaları ve insanların mallarını haksızlıkla yemelerinden dolayı. Biz, içlerinden inkar edenlere acı bir azap hazırlamışızdır.

 
4:162 Fakat içlerinden ilim sahibi olanlar ve inananlar, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Onlar, namazı gözetenler ve zekatı verenlerdir. Onlar, ALLAH’a ve Son güne inananlardır. Böylelerine büyük bir mükafat vereceğiz.

 
4:163 Biz, Nuh’a ve ondan sonraki Peygamberlere vahiy ettiğimiz gibi sana da vahiy ettik. Ve Biz, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakup’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyüb’e, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a da vahiy ettik. Ve Davud’a Zebur’u verdik.

 
4:164 Sana tarihlerinden bahsettiğimiz Elçilere ve sana bahsetmediğimiz Elçilere. ALLAH, Musa ile doğrudan konuştu.

 
4:165 Müjdeleyen ve uyaran Elçiler. Böylece, Elçilerden sonra insanların ALLAH’a karşı bir bahaneleri olamayacak. ALLAH, Güçlüdür, En Bilgili olandır.

 
4:166 Fakat ALLAH, sana indirdiğine şahitlik eder; Onu Kendi ilmiyle indirmiştir. Ve Melekler de şahittir. Şahit olarak ALLAH yeter.

 
4:167 Gerçekten, inkar edenler ve ALLAH’ın yolundan uzaklaştıranlar derin bir sapıklığa batmışlardır.

 
4:168 İnkar edenler ve azıtmış olanlar; ALLAH onları bağışlamayacaktır, onları bir yola da iletecek değildir,

 
4:169 ancak bir yol hariç; Cehennem. Onlar orada sonsuza kadar kalacaklar. Bu, ALLAH için çok kolaydır.

 
4:170 Ey insanlar, Elçi size Rabbinizden bir gerçek ile gelmiştir. Artık kendi iyiliğiniz için inanın. İnkar etseniz de, göklerde ve yerde olanların hepsi ALLAH’ındır. ALLAH, Herşeyi Bilendir, En Bilgili olandır.

 
4:171 Ey kitap verilenler, dininizin limitlerini aşmayın ve ALLAH hakkında gerçek olmayan şeyleri söylemeyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ALLAH’ın bir Elçisi ve Meryem’e ulaştırdığı (‘Ol’) kelimesi ve Kendinden bir Ruh idi. Artık ALLAH’a ve Elçilerine inanın. Sakın “Üçtür.” demeyin. Kendi iyiliğiniz için bundan vazgeçin. ALLAH sadece Tek bir Tanrıdır. O, Mükemmeldir, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. Koruyucu olarak ALLAH yeter.

 
4:172 Mesih de, en yakın Melekler de, ALLAH’ın bir kulu olduklarından asla kendini beğenmişlik sergilemezler. Kendini beğenmişlik sergileyerek O’na kulluk etmeyenler ve büyüklük taslayanlar; Onların hepsini huzurunda toplayacaktır.

 
4:173 İnananlar ve doğru yolda gidenler; onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfuyla daha fazlasını verecektir. Kendini beğenmişlik sergileyenleri ve büyüklük taslayanları acı bir azap ile cezalandıracaktır. Onlar, ALLAH’tan başka bir dost ve yardımcı bulamayacaklar.

 
4:174 Ey insanlar, size Rabbinizden sağlam bir ıspat gelmiştir. Size kesin bir aydınlatıcı indirdik.

 
4:175 ALLAH’a inananlar ve O’na sıkıca sarılanlar; Onları Kendinden bir rahmete ve bir lütufa kavuşturacak ve onları Kendisine götüren doğru bir yola iletecektir.

 
4:176 Sana danışırlar, de ki, "ALLAH, tek başına kalmış kişi hakkında size tavsiye eder. Eğer biri ölür ve çocuk bırakmaz ise ve bir kız kardeşi varsa, o bırakılanın yarısını alır. Eğer o (kız) ölürse, çocuğu da yoksa miras ona (erkeğe) kalır. Eğer iki kız kardeş varsa, bırakılanın üçte ikisini alırlar. Eğer kardeşler erkek ve kadınsa, erkek kadının iki mislini alır.” ALLAH, siz sapmayın diye böyle açıklamaktadır. ALLAH herşeyi bilir.