16 - Bal Arısı

 
16:0 Rahman, Rahim, ALLAH’ın adıyla

 
16:1 ALLAH’ın emri gelmektedir, onun için acele etmeyin. O, Mükemmeldir, onların ortak koştukları şeylerden Yücedir.

 
16:2 Kullarından dilediğine, melekleri vahiyle indirerek, emrini iletir: "İnsanları uyarın: Benden başka tanrı yoktur ve beni dinleyin."

 
16:3 Gökleri ve yeri belli bir amaç için yarattı. Onların ortak koştukları şeylerden uzak olan, ne Yücedir.

 
16:4 İnsanı tek bir hücreden yarattı, sonra o azılı bir düşman oluverdi.

 
16:5 Ve sizin için hayvanları yarattı, onları ısınmak, yiyecek ve daha birçok menfaatleriniz için kullanırsınız.

 
16:6 Seyahatteyken ve boş vakitlerinizde size zevk de verir.

 
16:7 Ve kendinizin büyük bir zorluk çekmeden gidemeyeceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Gerçekten Rabbiniz, Şefkatlidir, En Merhametli olandır.

 
16:8 Binmeniz ve zevkiniz için atları, katırları ve eşekleri de. Bilmediğiniz daha neleri yaratmaktadır.

 
16:9 Yolları, yanlış olanlar dahil, ALLAH gösterir. Dileseydi, hepinizi doğru yola iletirdi.

 
16:10 Gökten, içmeniz ve kendi yararınıza ağaçları yetiştirmek için suyu indiren O’dur.

 
16:11 Onunla sizin için ekinler, zeytinler, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyveler yetiştirir. Bunda düşünen bir toplum için bir delil vardır.

 
16:12 Geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize vermiştir. Yıldızlar da O’nun emri ile hizmet vermektedir. Bunlarda kavrayabilen bir toplum için deliller vardır.

 
16:13 Ve sizin için yeryüzünde değişik renklerdeki şeyleri de. Bunda öğüt alabilen bir toplum için bir delil vardır.

 
16:14 Denizi de sizin hizmetinize vermiştir. Oradan taze et yersiniz ve takdığınız mücevherleri çıkartırsınız. Ve O’nun lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin yara yara gittiğini görürsünüz.

 
16:15 Ve yeryüzüne sabitleştiriciler (dağlar) yerleştirmiştir yoksa sizinle birlikte sarsılıp kayar, nehirler ve yollar da. Artık belki doğru yolu bulursunuz.

 
16:16 Ve yön bulmak için sınır işaretleri ve yıldızlar kullanılmaktadır.

 
16:17 Hiç yaratan, yaratmayan gibi olur mu? Hâlâ öğüt almayacak mısınız?

 
16:18 ALLAH’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız, saymakla bitiremezsiniz. ALLAH, Bağışlayandır, En Merhametli olandır.

 
16:19 ALLAH, gizlediklerinizi ve açıkladıklarınızı bilir.

 
16:20 ALLAH’ın yanında yalvardıkları hiçbir şey yaratamazlar, zaten onların kendileri yaratılmıştır.

 
16:21 Onlar ölüdürler, diri değildirler ve ne zaman dirileceklerinin de farkında değillerdir.

 
16:22 Sizin tanrınız Tek Tanrıdır. Ahirete inanmayanların kalpleri reddeder ve kendileri kibirli olanlardır.

 
16:23 ALLAH, onların gizledikleri ve açıkladıkları herşeyi bilir. O, kibirli olanları sevmez.

 
16:24 Onlara, “Rabbinizin bu indirdikleri hakkında ne düşünüyorsunuz?” dendiği zaman, onlar derler ki, “Öncekilerin masalları.”

 
16:25 Onlar Diriliş gününde, kendi suçlarının tümünden ve cahillikleri yüzünden saptırdıklarının suçlarından da sorumlu tutulacaklar. Ne çirkin bir yüktür o!

 
16:26 Onlar gibi diğerleri de önceleri tuzak kurmuşlardı ve sonuçta ALLAH, onların binalarını temelinden yıktı da tavanı üzerlerine çöktü. Azap onları en ummadık zamanda vurdu.

 
16:27 Sonra O, Diriliş gününde onları rezil edecektir ve soracaktır, “Benim yanımda tuttuğunuz, onların uğruna Bana karşı geldiğiniz ortaklarım nerede?” Kendilerine ilim verilmiş olanlar diyecekler ki, "Bugün, utançlık ve çirkinlik inkar edenlerin üzerinedir.”

 
16:28 Melekler, kendilerine yazık edip durdukları bir anda onların hayatlarına son verirler. İşte onlar, ancak o zaman teslim olurlar ve “Biz hiç yanlış bir şey yapmadık ki!” derler. Demek öyle! ALLAH, sizin yaptıklarınızı çok iyi bilir.

 
16:29 O halde Cehennemin kapılarından girin, orada sonsuza kadar kalacaksınız. Kibirlenenler için ne çirkin bir varış yeridir.

 
16:30 Sakınanlara, “Rabbinizin bu indirdikleri hakkında ne düşünüyorsunuz?" dendiği zaman, onlar “Güzel.” derler. Bu dünyada güzel davranışta bulunanlara mutluluk vardır. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Sakınanlar için ne kadar neşeli bir yurttur.

 
16:31 Aden bahçeleri onlar için ayrılmıştır, orada nehirler akmaktadır ve istedikleri herşey vardır. ALLAH, sakınanları böyle ödüllendirir.

 
16:32 Onlar doğruluk üzerinde oldukları bir anda, Melekler onların hayatlarına son verirken derler ki, “Size selam olsun. Yaptıklarınızın bir karşılığı olarak Cennete girin.”

 
16:33 Onlar Meleklerin kendilerine gelmesini mi ya da Rabbinin emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de aynısını yaptılar. ALLAH onlara yazık etmedi, onlar kendilerine yazık ettiler.

 
16:34 Yaptıkları kötülüklerin sonuçlarına uğramışlardır ve alay ettikleri şey de kendilerini sarıp kuşatmıştır.

 
16:35 Ortak koşanlar derler ki, “ALLAH isteseydi, biz de, ailelerimiz de O’nun yanında hiçbir şeye kulluk etmezdik, O’nun (yasakladıklarının) yanında hiçbir şeyi yasaklamazdık.” Onlardan öncekiler de aynısını yapmışlardır. Elçilere düşen sadece açıkça bildirmek değil mi?

 
16:36 Şüphesiz Biz her topluluğa, “ALLAH’a kulluk edin ve putperestlikten kaçının.” diyen bir Elçi göndermişizdir. Ardından da ALLAH kimini doğru yola iletti, diğerlerini de sapıklığa uğrattı. Yeryüzünü dolaşın ve yalanlayanların sonlarına bir bakın.

 
16:37 Onları ne kadar doğru yola iletmeye çalışsan da farketmez. ALLAH, saptırdığını doğru yola iletmez. Artık onlara kimse yardım edemez.

 
16:38 Onlar bütün güçleriyle ALLAH’a yemin ettiler; "ALLAH ölüyü tekrar diriltmeyecektir.” Hayır! Kesinlikle bu, O’nun gerçek vaadidir, fakat insanların çoğu bilmezler.

 
16:39 O herkese, anlaşmazlığa düştükleri şeyleri belirtecek ve inkar edenlerin de kendilerinin yalancı olduklarını bilmelerini sağlayacaktır.

 
16:40 Biz bir şeyin olması için, ona sadece “Ol.” deriz ve o olur.

 
16:41 Kendilerine eziyet edildiği için ALLAH uğruna hicret edenleri dünyada güzelce yerleştireceğiz, Ahiret mükafatı ise daha büyüktür, keşke bilselerdi.

 
16:42 Bu onların sabretmelerinden ve Rablerine güvenmelerinden dolayıdır.

 
16:43 Biz senden önce kendilerine vahiy ettiğimiz adamlardan başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, kitabı bilenlere sorun.

 
16:44 Açık deliller ve sayfalar ile (gönderdik). Ve sana, kendilerine gönderileni insanlara bildirmen için bu Mesajı indirdik, belki düşünürler.

 
16:45 Kötü tuzaklar kuranlar, ALLAH’ın kendilerini yere batırmayacağını veya hiç beklemedikleri bir anda azabın kendilerine gelmeyeceğini garanti edebilirler mi?

 
16:46 Bakarsın onları uyurken vurur, asla kaçamazlar.

 
16:47 Ya da onları, onun korkusu içinde beklerken vurur. Rabbin, Şefkatlidir, En Merhametli olandır.

 
16:48 Onlar ALLAH’ın yarattığı tüm şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri kendilerini sarmış, sağa ve sola uzanıp sürünerek ALLAH’a secde etmektedir.

 
16:49 Göklerde ve yerde olan herşey, canlı yaratıklar ve Melekler ALLAH’a secde ederler. Onlar asla büyüklük taslamazlar.

 
16:50 Onlar kendilerinden yüksekte olan Rablerinden korkarlar ve emredildikleri şeyi yaparlar.

 
16:51 ALLAH bildirmiştir ki, “İki tanrı edinmeyin. O, ancak Tek Tanrıdır. Sadece Benden korkun."

 
16:52 Göklerde ve yerde olan herşey O’nundur. Öyleyse din, sadece O’na bağlanmalıdır. ALLAH’tan başkasından mı sakınacaksınız?

 
16:53 Size gelen her nimet ALLAH’tandır. Artık ne zaman bir darlığa uğrarsanız, hemen O’na şikayette bulunun.

 
16:54 Sonra başınızdaki darlığı giderdiğinde, sizden bazıları hemen Rablerine ortak koşmaya başlar.

 
16:55 Bırakın kendilerine verdiğimizi inkar etsinler. Hadi biraz daha eğlenin, yakında göreceksiniz.

 
16:56 Kendilerine verdiğimiz rızktan, cahillikle edindikleri şeylere bir pay ayırırlar. ALLAH için, uydurduğunuz şeylerden sorguya çekileceksiniz.

 
16:57 Mükemmel olan ALLAH’a kızlar bile tahsis ederler, kendileri de beğendiklerini tercih ederler.

 
16:58 Onlardan birine bir kız müjdelendiği zaman, yüzü öfke kaplayarak kapkara kesilir.

 
16:59 Kendisine verilen kötü müjdeden dolayı utanarak toplumdan gizlenir. Şimdi onu istemeyerek tutsun mu yoksa onu toprağa mı gömsün? Verdikleri karar gerçekten ne kötüdür!

 
16:60 Ahirete inanmayanlar en kötü örnekleri oluştururlar. En güzel örnekler ise ALLAH’ındır. O, Güçlüdür, En Bilgili olandır.

 
16:61 Eğer ALLAH insanları azıtmış olduklarından dolayı cezalandırmış olsaydı, yeryüzünde tek canlı yaratık kalmazdı fakat onlara tayin edilmiş belli bir zamana kadar süre vermektedir. Süreleri dolunca ne bir saat geciktirilirler, ne de öne alınırlar.

 
16:62 Kendilerinin beğenmediklerini ALLAH’a yüklerler, sonra da kendilerinin doğru olduklarına dair kendi dilleriyle yalan söylerler. Hiç şüphesiz Ateş onlar içindir çünkü onlar isyan etmişlerdir.

 
16:63 ALLAH için, senden önceki topluluklara da (Elçiler) göndermişizdir fakat Şeytan onların yaptıklarını cazip gösterdi. Bugün onların dostu artık odur ve onlara acı bir azap vardır.

 
16:64 Biz sana kitabı, anlaşmazlığa düştükleri şeyleri kendilerine açıklaman için ve inanan bir topluma ise, yol gösterici ve rahmet olarak indirdik.

 
16:65 ALLAH ölmüş yeri diriltmek için gökten su indirir. Bunda dinleyen bir toplum için bir delil vardır.

 
16:66 Ve hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır; Onların karınlarından size bir içecek sağlarız. Sindirilmiş yiyecek ve kan arasından, içenler için lezzetli temiz bir süt.

 
16:67 Ve hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem güzel yiyecekler, hem de uyuşturucu maddeler üretirsiniz. Bunda kavrayabilen bir toplum için bir delil vardır.

 
16:68 Ve Rabbiniz balarısına vahiy etti; Dağlarda, ağaçlarda ve onların size kurduklarında (kovanlarda) evler yapın.

 
16:69 Sonra Rabbinin gösterdiği yolları izleyerek her meyveden ye. Onların karınlarından insanları iyileştiren çeşitli renklerde bir içecek çıkar. Bunda düşünen bir toplum için bir delil vardır.

 
16:70 ALLAH sizi yarattı, sonra da hayatlarınıza son verir. İçinizden kimini en yaşlı zamanına kadar yaşatır ki artık kavrayabileceği bilgi sınırlıdır. ALLAH, En Zeki Varlıktır, Herşeye Gücü yetendir.

 
16:71 ALLAH, gelir durumunda kiminizi kiminize üstün kılmıştır. Üstün kılınanlar kendisi için çalışanları kendine ortak etmek için mallarını onlara asla vermezler. Onlar hiç ALLAH’ın nimetlerini bırakırlar mı?

 
16:72 Ve ALLAH kendi aranızdan sizin için eşler kıldı ve eşlerinizden size çocuklar ve torunlar yetiştirdi ve size güzel imkanlar sağladı. Şimdi onlar sahte olana inanacak ve ALLAH’ın nimetlerine nankörlük mü edecekler?

 
16:73 Hâlâ ALLAH’ın yanında, kendileri için göklerden ve yerden hiçbir şekilde rızk veremeyen ve bunları yapacak güçleri olmayan şeylere kulluk ediyorlar.

 
16:74 Artık ALLAH’a örnekler vermeyin. ALLAH bilir, siz bilmezsiniz.

 
16:75 ALLAH, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir esir ile kendisine verdiğimiz gelirden gizli ve açık yardım eden kimseyi örnek vermektedir. Hiç bunlar bir olur mu? Övgü ALLAH’adır, fakat onların çoğu bilmezler.

 
16:76 Ve ALLAH iki adamı örnek verir; Birisi hiçbir şeye kabiliyeti olmayan dilsizdir, tamamen efendisine bağlıdır, onu nereye yöneltse iyilik getiremez. Şimdi bu, adaletle emreden ve doğru yol üzerinde bulunan kimse ile bir olur mu?

 
16:77 Göklerin ve yerin geleceği ALLAH’a aittir. Saat’in (Dünyanın sonunun) gelişi bir göz kırpması kadar veya daha yakındır. ALLAH, Herşeye Gücü yetendir.

 
16:78 ALLAH sizi, annelerinizin karnından hiçbir şeyden habersiz bir şekilde çıkardı ve size işitme, görme ve beyin verdi ki şükredebilesiniz.

 
16:79 Onlar göğün atmosferinde gerektiği gibi uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları ALLAH’tan başkası tutmuyor. Bunda inanan bir toplum için deliller vardır.

 
16:80 ALLAH size oturup yaşayabileceğiniz evler sağladı. Ve size hayvanların derilerinden yapılmış yolculuk gününde ve yerleşme gününde kullanabileceğiniz portatif evler (çadırlar) sağladı. Ve onların yünlerinden, kürklerinden ve kıllarından bir müddet kullanacağınız döşemelikler ve ticari değerler meydana getirdi.

 
16:81 ALLAH, yarattıklarından sizin için gölgelikler sağladı ve dağlarda sığınacağınız barınaklar yaptı, sizi sıcaktan koruyan elbiseler, savaşta sizi koruyan giysiler sağladı. O, size olan nimetlerini böyle tamamlamaktadır. Umulur ki teslim olursunuz.

 
16:82 Eğer hâlâ yüz çeviriyorlarsa, senin görevin sadece (mesajı) açıkça bildirmektir.

 
16:83 Onlar ALLAH’ın nimetlerinin farkındalar, sonra da onları görmemezlikten gelirler. Onların çoğu inkar edenlerdir.

 
16:84 O gün her topluluktan bir şahit getireceğiz, sonra da inkar edenlere ne (konuşmalarına) izin verilecek, ne de özürlerine imkan sağlanacaktır.

 
16:85 Azıtmış olanlar azabı gördükleri zaman, kendileri için ne hafifletilecek, ne de ertelenecektir.

 
16:86 Ve ortak koşanlar, koştukları ortakları gördükleri zaman diyecekler ki, “Rabbimiz, Senin yanında yalvardığımız ortaklarımız bunlardır.” Bunlar da onlarla karşı karşıya gelecekler ve “Sizler yalancısınız.” diyecekler.

 
16:87 Onlar o gün tamamen ALLAH’a teslim olacaklar ve uydurdukları şeyler de onları terkedecektir.

 
16:88 İnkar edenlere ve ALLAH’ın yolundan uzaklaştıranlara ise, bozgunculuklarından dolayı azaplarına azap katacağız.

 
16:89 O gün, her topluluğun içinden kendileri için bir şahit getireceğiz ve seni de bunların üzerine şahit olarak getireceğiz. Biz sana, herşeyi açıklayan, teslim olanlar için bir yol gösterici, bir rahmet ve bir müjde olarak kitabı indirdik.

 
16:90 ALLAH adaleti, yardımı ve yakınlarınıza itibarı emreder, kötü ve çirkin suçu, kötülüğü ve azgınlığı yasaklar. Sizi aydınlatıyor ki öğüt alabilesiniz.

 
16:91 Bir söz verdiğiniz zaman, ALLAH’a verdiğiniz sözü tutun. Ettiğiniz yeminleri bozmayın çünkü ALLAH’ı kendinize kefil yapmışsınızdır. ALLAH, yaptıklarınızı bilir.

 
16:92 İpliğini kuvvetlice örüp sonra onu söküp bozan biri gibi olmayın. Bu, birinin diğeri üzerinde avantaja sahip olması için yeminlerini bozanlara bir örnektir. Bir grup diğer gruptan daha büyük olabilir, ALLAH da sizi böyle imtihan etmektedir. Diriliş gününde, anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size kesinlikle açıklayacaktır.

 
16:93 ALLAH dileseydi, sizi tek bir topluluk yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır ve dilediğini de doğru yola iletir. Siz yaptıklarınızdan kesinlikle sorulacaksınız.

 
16:94 Yeminlerinizi birbirinizi aldatmak için kullanmayın yoksa sağlam yere bastıktan sonra ayağınız kayar da sıkıntıya düşersiniz. İşte ALLAH’ın yolundan uzaklaştırmanın sonucu budur, büyük bir azap da sizin içindir.

 
16:95 ALLAH’ın anlaşmalarını hiçbir değere satmayın. ALLAH’ın sahip oldukları sizin için çok daha iyidir, keşke bilseydiniz.

 
16:96 Sizin sahip olduklarınız tükenir fakat ALLAH’ın sahip oldukları sonsuza kadar kalır. Sabredenleri ise, yaptıkları güzel işlerin karşılığı olarak mükafatlandıracağız.

 
16:97 Kadın veya erkek, inanmış olarak kim iyi işler yaparsa, onu mutlu bir hayat içinde yaşatacağız ve yaptıkları güzel işlerin karşılığı olarak onları mükafatlandıracağız.

 
16:98 Kuran’ı okuduğun zaman, kovulmuş Şeytan’dan ALLAH’a sığın.

 
16:99 İnanan ve Rablerine güvenenlerin üzerinde onun hiçbir gücü yoktur.

 
16:100 Onun gücü ancak kendisini dost edinenlerin ve onu O’na ortak koşanların üzerindedir.

 
16:101 Biz bir ayeti diğer bir ayetin yerine getirdiğimizde ve ALLAH ne indirdiğini tamamiyle bilirken, onlar, “Siz uydurdunuz bunu.” derler. Gerçekten onların çoğu bilmezler.

 
16:102 De ki, “Onu, inananları sağlamlaştırmak ve teslim olanlara bir yol gösterici ve bir müjde olmak üzere Rabbin tarafından gerçek olarak Kutsal Ruh getirmiştir.”

 
16:103 Şüphesiz Biz onların, “Ona bir insan öğretiyor.” dediklerini biliyoruz. Onların ima ettikleri kaynağın dili yabancıdır. Bu ise, açık bir Arapça dilidir.

 
16:104 ALLAH’ın ayetlerine inanmayanları, ALLAH doğru yola iletmez. Onlar için acı bir azap vardır.

 
16:105 ALLAH’ın ayetlerine inanmayanlar sadece yalan uydururlar. İşte gerçek yalancılar kendileridir.

 
16:106 İnandıktan sonra inkara dalıp ALLAH’ı inkar edenler, ALLAH tarafından gazaba uğrarlar ve büyük azap da onlar içindir. Kalpleri imanla dolu iken, baskı altında inkara zorlananlar bunun dışındadır.

 
16:107 Bu onların, dünya hayatını Ahirete tercih etmelerindendir. ALLAH, inkar eden bir toplumu doğru yola iletmez.

 
16:108 İşte bunlar, ALLAH’ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. O yüzden, onlar ilgilenmezler.

 
16:109 Hiç şüphesiz, onlar Ahirette kaybedenler olacaktır.

 
16:110 Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret edenlerin, sonra da çalışmaya devam edip sabredenlerin yanındadır. Bütün bunlardan sonra Rabbin, Bağışlayandır, En Merhametli olandır.

 
16:111 O gün, her kişi kendisi için mücadele eder ve her kişiye yaptıklarının karşılığı, hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın, tamamiyle ödenecektir.

 
16:112 ALLAH, her taraftan oraya bol bol rızk gelen, güven ve refah içinde olan bir topluluğun örneğini verir. Fakat sonra ALLAH’ın nimetlerine nankörlük ettiler, sonuçta ALLAH onlara yaptıklarına karşılık olarak açlık ve terör sıkıntılarını tattırdı.

 
16:113 Şüphesiz onlara kendi içlerinden bir Elçi gelmişti fakat onu yalanladılar. Sonuçta, yaptıkları haksızlıktan dolayı azaba uğradılar.

 
16:114 Artık ALLAH’ın serbest bırakılan ve güzel olan yiyeceklerinden yiyin ve ALLAH’ın nimetlerine şükredin, tabii eğer sadece O’na kulluk ediyorsanız.

 
16:115 O size sadece kendiliğinden ölen hayvanları, kanı, domuz etini, ALLAH’tan başkası için kesilen hayvanları yasaklar. Eğer biri zor durumda kalırsa, sınırı aşmadan ve kötü niyetli olmadan (yerse), o zaman ALLAH, Bağışlayandır, En Merhametli olandır.

 
16:116 Kendi dillerinizle yalan söylemeyin. “Bu serbesttir, bu yasaktır.” diyerek ALLAH’a karşı yalanlar uydurup iftira etmeyin. Hiç şüphesiz, ALLAH’a karşı yalanlar uydurup iftira edenler asla kazanamazlar.

 
16:117 Onlar şimdilik eğlensinler, nasıl olsa acı bir azabı çekecekler.

 
16:118 Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de yasakladık. Biz onlara yazık etmedik, onlar kendilerine yazık ettiler.

 
16:119 Rabbin, cahillikle kötülük işleyip sonra tövbe eden ve kendini düzeltenlerden yana olur, bundan sonra Rabbin, Bağışlayandır, En Merhametli olandır.

 
16:120 İbrahim gerçekten Tek Tanrıya inanan, ALLAH’a itaatli, örnek bir öncüydü. O, ortak koşanlardan değildi.

 
16:121 O’nun nimetlerine şükrederdi. O da onu seçti ve doğru olan yola iletti.

 
16:122 Biz ona dünyada mutluluk verdik ve Ahirette de iyi davrananlarla beraber olacaktır.

 
16:123 Sonra sana İbrahim’in Tek Tanrılı dinini izlemeni vahiy ettik, o ortak koşan biri değildi.

 
16:124 Sebt günü, sadece onun hakkında anlaşmazlığa düşenler içindir (Yahudi ve Hristiyanlara). Rabbin, onların anlaşmazlığa düştükleri şeyler hakkında, Diriliş günü aralarında hüküm verecektir.

 
16:125 Sen, Rabbinin yoluna ilim ile ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde tartış. Rabbin elbette Kendi yolundan sapanları bilir ve O, doğru yolda olanları da bilir.

 
16:126 Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın aynısıyla ceza verin. Fakat eğer (intikam yerine) sabrederseniz, bu sabredenler için daha iyi olacaktır.

 
16:127 Sen sabret, senin sabrın ancak ALLAH tarafındandır. Onlara üzülme, onların tuzaklarına da canın sıkılmasın.

 
16:128 ALLAH, sakınanlarla ve güzel davrananlarla beraberdir.